denizli özel okul


Bilinçli Ebeveynlik Nasıl Olur?

Bilinçli Ebeveynlik Nasıl Olur?

Bilinçli Ebeveynlik Nasıl Olur?

 Değerli Anne ve Babalar

        Amacımız kendine güvenli, geleceğe umutla bakan, kararlı ve istikrarlı kişiliğe sahip nesillerin yetişmesini sağlamaktır. Günümüzde hepimiz görüyoruz ki insan haklarına saygılı, merhamet duygusuna sahip, ruh sağlığı bakımından sağlıklı kişilere son derece ihtiyaç vardır.

          Bütün bunların gerçekleşebilmesi okul-aile işbirliğine dayanmaktadır. Unutulmamalıdır ki okul ne kadar mükemmel eğitim verirse versin tek başına yol katedemez.

          Her ailenin çocuk yetiştirirken benimsediği özel kuralları ve görüşleri vardır. Ana ve baba her ne şekilde olursa olsun yeni öğrendikleri her kuralı çocukları üzerinde aynen uygulamaktan kaçınmalıdır. Öğrenilen her yeni bilgi yorumlanmalı aile için uygunluğu tartışılmalı, üzerinde yapılacak değişiklikler belirlenmeli daha sonra uygulamaya başlanmalıdır. Bütün bunların ışığında çocuk yetiştirirken üzerinde durulması en önemli noktaları şöyle sıralayabiliriz:

 

   1. Her çocuk dünyada asla eşi ve benzeri olmayan bir varlıktır. Doğuştan getirdiği özellikler ve yaşadığı ortamla diğer çocuklardan farklıdır. Doğal olarak çocuğu kafanızdaki kalıba göre değil, onun gösterdiği özellikler ve yetenekler doğrultusunda geliştirmeye çalışmak durumundasınız. Nitekim her canlı kendi benliğiyle dünyaya gelir. Anne ve babaya düşen görev ise çocuğun içinde geliştirmekte olduğu kendine özgü benliğin, kişiliğin biçimlenmesini sağlamaktır. Çocuğunuzun bir birey olduğunu unutmayınız.

   2. Artık bilinmektedir ki ömür boyu sürecek tavır ve alışkanlıkların kazanıldığı dönem 0-6 yaş arasıdır. Çocuğunuzla bu dönemde kuracağınız ilişki ömür boyu sürdüreceğiniz ilişkinin temelini oluşturur. Buna göre nasıl bir çocuğa sahip olmak istiyorsanız o şekilde davranınız.

   3. Çocuk yetiştirmek bir insan ilişkisidir. İnsan ilişkileri belirli kurallarla sınırlandırılamaz. Çocuğunuzla olan ilişkiniz herhangi bir ikili ilişkiden çok daha farklıdır. Bu farklılık çocuğunuzla ilişkinizi özgünleştirmektedir. Yani hiçbir anne baba-çocuk ilişkisi bir başka anne –baba çocuk ilişkisine benzemez. Bu nedenle bu ilişkiyi belli kalıplarla tanımlamaya veya başkalarına benzetmeye çalışmayınız.

   4. Çocuğun gelişimiyle ilgili pek çok kitap okumuş, pek çok bilimsel gerçeği öğrenmiş olabilirsiniz. Fakat çocukluk duygusunu, çocuğun ne demek olduğunu bilmiyorsanız çocuğunuzu yeterli anlamıyorsunuz demektir. Çocuğunuzu iyi anlamak istiyorsanız onunla çocuklaşarak ilişki kurunuz. Peygamber Efendimizin “Küçük çocuğu olan onun hatırı için çocuklaşsın.” sözünü asla unutmayınız. Kendinizi çocuğun yerine koymayı öğreniniz. O zaman ne kadar başarılı anne-babalar olduğunuzu göreceksiniz. Bunun anlamı “Çocuklarınızın her isteğini yerine getiriniz” değildir. Çocuklarınızla aranızda evetler ve hayırlar olmalı. Sınırlarını bilen çocukların güçlü bir kişilik geliştireceğinden emin olunuz. Aksine aşırı özgürlük içinde büyüyen çocuklar sınırlarını bilemez, hem aile fertlerini hem de girdiği sosyal ortamda ki (okul, misafirlik, alış-veriş merkezi vb.) kişileri yorar. Çocuklar üç yaş itibariyle neyi yapıp neyi yapmaması gerektiğini öğrenebilir.

   5. Olumlu aile ilişkileri, tutarlı bir aile ortamı hiç şüphesiz çocuğunuzun kişiliğinin oluşumunu ve gelişimini olumlu yönde etkileyecektir. Çocuğun her isteğinin yerine getirilmesi değil, yetişkinlerin rehberlik ettiği bir aile ortamı önemlidir. Her istediğini elde eden çocukların doyumsuz, bencil ve kolay kolay tatmin olmayan kişilik geliştirmeleri kaçınılmazdır. Çocuk, onu seven, ona yol gösteren fakat baskıcı olmayan ana-babaya muhtaçtır.

   6. Çocuğun kişiliğinin oluşumunda ana-babanın en çok dikkat etmesi gereken nokta çocuğun duyguları ile davranışlarını ayırt etmektir. Çocuğun davranışları kısıtlanabilir, engellenebilir. Fakat duygularını engellemeye çalışmak kişiliğini zedeler.

   7. Çocuğunuzun davranışlarını kısıtlarken, onun duygularını dile getirmesine müsaade ediniz ve saygı gösteriniz. Çocuğunuzun duygu ve düşüncelerine önem vermeniz onun size olan saygı sevgisini artıracaktır.

   8. Çocuğunuza “Seni anlıyorum.” diyerek, onun duygularını anladığınızı ifade etmeniz yeterli değildir. Önemli olan nokta kendinizi onun yerine koyarak düşünmeniz ve onun hissettiklerini hissetmeye çalışmanızdır.

   9. Unutulmamalıdır ki her çocuğa ve her aileye uygun reçete şeklinde kurallar yoktur. Her aile kendi yaşam biçimine, inançlarına, değer yargılarına, ev ortamına ve ekonomik durumuna uygun kuralları yine kendisi tespit etmelidir. Ana ve babanın dikkat etmesi geren en önemli nokta, konulacak kuralları çocuğun yaşına göre belirlemektir. Unutulmamalı ki en uygun kurallar belli deneyimlerden sonra elde edilir. Bu yüzden anne-babaların genellikle ikinci ve daha sonraki çocuklarını yetiştirmelerinde daha başarılı oldukları gözlenmektedir.

 10.Çocuğunuzun yaptığı her iyi davranışı destekleyiniz. Yapmaması gerekenler 

 üzerinde değil, beklenen davranışlar üzerinde durunuz. Çocuğunuzun olumsuz 

davranışlarını herkesin içinde dile getirerek onu asla rencide etmeyiniz! Böyle 

bir davranış olumsuz davranışın ortadan kalkmasına değil, bilakis çocuk üzerinde 

kalıcı olmasına sebep olur. Bu durum, aynı zamanda çocuğun kişiliğinde derin

yaralar açar.

Çocuğunuzun kendi kendini ayarlayabilen, yönetebilen bir birey olmasını

istiyorsanız olumlu davranışlarını destekleyiniz.

 11.Değerli anne ve babalar hiçbir zaman unutulmamalıdır ki, eğitim evde başlar.

Çocuğun evdeki öğretim programı hiç şüphesiz okuldaki öğretim programı kadar

önemlidir. Her çocuğun yapısına uygun oyuncakları, kitapları, kasetleri olmalı ve

bütün bunlar özenle seçilmelidir.

 12.0-6 yaş döneminin çocuğun zihin bakımından en hızlı geliştiği dönem olduğunu

biliyorsunuz. Bu dönemde zihnin gelişebilmesi çocuğa sunulan uyarıcılara bağlıdır.

Örneğin; çocuğunuzun kelime dağarcığını zenginleştirmek, kitaplara, kelimelere, 

sayılara karşı ilgi uyandırmak, onun mantıklı düşünmesini sağlayacaktır. Bütün

bunlar çocuğunuzun zihin gelişimini hızlandıracak uyarıcıları oluşturacaktır.

 

                                                         “HER ÇOCUK AYRI BİR DÜNYADIR.”

Yukarı Çık